eZonguldak.com | Zonguldak'ın İnternet Adresi...
|
Uğur İnam tarafından yazıldı
|
|
Saturday, 05 July 2008 13:42 |
Mutluluk!..
Çocuk yaşta evlendirildiği karısına olan aşkı; on beş yıllık evliliği sürecinde yaşadığı sorunların, birikerek taşması sonucunda bitme noktasına gelmişti. Bunu, büyük bir boşluk oluşan acılı yüreğinin derinliklerinde hissediyordu. Karısına olan aşkının bittiğini hissetmesine karşın, uzun yıllar birlikte yaşadığı ve iki de çocuk büyüttüğü karısına karşı, hala derin bir sevgi besliyordu. O, oldum olası başladığı hiç bir şeyi, ani kararlar alarak bitiremezdi. Bu kişilik özelliklerine rağmen, her geçen gün azalan yüreğindeki cılız ışık, sönmüştü sonunda. Geceler boyu, ağlamaklı ve kederli gözlerle pencereden gecenin karanlığına bakıyordu. Fakat uzun yıllar boyunca yaşadığı, eziklik ve yarım kalmışlık duygusuna dayanamıyordu artık. O, var olabilmek ve kabul edilmek için, her zaman kendini kanıtlamak zorunda kalıyordu. Kendi mutluluğundan öte, hep, eşini, çocuklarını ve eşinin aile efradını mutlu etmeye uğraşırken kaybolup gitmişti, bu yorucu hayatın insanı derinlere, diplere çeken girdaplarında.
Onun mutlu olmasından mutluluk duyan, onu mutlu etmeye çalışarak mutluluğu arayan bir tek insan yoktu hayatında. Karşıdakini mutlu ederken mutlu olmak, bu duyguyu yalnız çocuklarında yaşayabilmişti şimdiye kadar. Biri kız, biriside erkek olan iki çocuğunun mutlu olduğu anlar, onunda büyük mutluluk duyduğu anlardı. Eşiyle yaşadığı uzun yıllar boyunca, sevinç duyduğu birçok olay yaşamıştı. Fakat sevinç duygusuyla, mutlu olma duygusunun apayrı şeyler olduğunu düşünmeye başlamıştı son yıllarda. Ya da, böyle bir olgunun ayırdına varmaya başlamıştı.
|
|
Son Güncelleme ( Saturday, 05 July 2008 18:49 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
TKP Zonguldak İl Örgütünden AKPye Kırmızı Kart!! |
|
|
|
|
Evrim Bani tarafından yazıldı
|
|
Tuesday, 01 July 2008 15:27 |
|
Türkiye Komünist Partisi Zonguldak İl Başkanı Sami Baykut, il yönetimi adına yaptığı yazılı açıklamada Amasra'da kurulması planlanan termik santrale değindi. Ayrıca AKP hükümetinin dokuz kusurlu hareketini sıralayan Baykut tüm bölge halkını AKP'ye kızmızı kart göstermeye davet etti.
Sami Baykut'un yaptığı yazılı açıklama ise;
AKP'ye Kırmızı Kart Gösterme Vaktidir!!! Zonguldak'ı gözden çıkarıp, yokluğa mahkum etmekte kararlı patron partileri Bartın'ı Karabük'ü il yaparak kenti küçülttüler önce. Ardından sistemli bir saldırı operasyonuna maruz bıraktılar şehri. AKP hükumeti döneminde bu saldırılar eşi benzeri görülmedik bir şekilde artarak devam ediyor. Erdemir'i, Telekom'u sattılar. TTK'yı sistemli bir şekilde tasfiye etme projesini hızlandırdılar, kurum yıllarca yatırımsızlıktan ve denetimsizlikten ötürü zarar ettirildi ve yok olmanın eşiğine getirildi. Özelleştirmelerle işsizliği baş sorun haline getirdiler. Yetmedi zam şampiyonluğuna soyundular, üretmeyen dışa bağımlı hale getirilen bir Türkiye de patronlara vergi afları sağlanırken halkı soymak tek çözüm yolu olarak devreye sokuldu. İşsizliğe, göçe mahkum ettikleri bölge halkının umutlarını; yabancı ve yerli patronlara bağlamaya kalktılar. Şimdi de Türkiye'nin en eski turistik beldelerinden cennet gibi bir yer olan Amasra'ya termik santral yapma kararı gündemde.
|
|
Son Güncelleme ( Tuesday, 01 July 2008 17:34 )
|
|
Devamını oku...
|
|
Recep Adıgüzel tarafından yazıldı
|
|
Monday, 30 June 2008 17:09 |
Resul, başucundaki saatin “Zııır!” sesiyle uyandı. Yorgun bedenini yatakta bir sağa bir sola döndürdü. Sonra, yorganın altından hiç çıkmadan uyumaya devam etmek istedi, fakat saatin “Zıır!” sesini susturmadan uyumak mümkün değildi. Sıcacık yorganın altından, saati susturmak için yalnızca bir eliyle uzandı. Parmak uçlarıyla sehpanın üzerindeki saati ararken, elinin çarpmasıyla büyük bir gürültü çıkararak yere düşen saat, hala zırlıyordu. Yan oda da çocukları uyuyordu. Çocukları uyandırma korkusuyla, ağzında bir küfür yuvarlayarak kalktı ve yere düşen saati alıp susturdu.
Yeterli miktarda güneş almayan, oldukça karanlık yatak odasından salona geçti. Perdeyi araladı ve uykulu gözlerini ovuşturarak dışarıya baktı. Dışarıda yine yağmur yağıyordu. Hem de ne yağmur? Oturduğu lojmana yaptığı ilave odanın üstünü, oluklu saç levhalarla kapatmıştı. Parmak ucu iriliğindeki yağmur damlaları, saç levhalara çarptıkça, “tangır tangır” sesler çıkartıyordu. Yataklarında uyuyan çocuklarının yanına doğru yürüdü. “Ne de güzel uyuyorlar.”diye düşünürken, on bir yaşındaki küçük kızını yanağından usulca öptü. Yana kaymış olan yorganı kızının üzerine güzelce örttükten sonra, salonun köşesindeki merdivenden mutfağa indi. Gaz ocağını yakıp, ateşin üstüne demlikle çay suyu koydu. Çay demlenirken, elini yüzünü yıkadı ve yatak odasına gidip giyinmeye başladı. Hala yatmakta olan karısı, horul horul sesler çıkararak uyuyordu. Resul kahvaltısını yaptıktan sonra, yatak odasına gidip karısını uyandırdı. “Hadi uyan artık, ben gidiyorum.” diyerek evden çıktı.
|
|
Son Güncelleme ( Monday, 30 June 2008 17:11 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Evrim Bani tarafından yazıldı
|
|
Monday, 30 June 2008 21:13 |
Zonguldak'ta özel bir maden ocağında çalıştığı esnada gözüne ağaç parçası sıçrayan madenci yaralandı. Edinilen bilgiye göre, Zonguldak'ın Kilimli Beldesinde özel bir maden ocağında çalıştığı esnada gözüne ağaç parçası sıçrayan B.K. isimli madenci yaralandı. Madenci kaldırıldığı hastanede tedavi altına alındı. Emniyet ekiplerinin olayla ilgili soruşturması sürüyor.
|
|
Başkandan yazara: Tamam bacım, terk et burayı |
|
|
|
|
Evrim Bani tarafından yazıldı
|
|
Sunday, 29 June 2008 23:42 |
|
Karabük Kültür Sanat ve Sanayi Festivali kapsamında dün düzenlenen konferansta hükümeti ve enerji politikasını eleştiren yazar Latife Tekin, Karabük Belediye Başkanı AKP'li Hüseyin Erer’in tepkisiyle karşılaştı. Erer’in konferansta siyaset yapılamayacağı tepkisi üzerine Latife Tekin konferansı terk etti. Bu yıl 3'ncüsü düzenlenen Karabük Kültür Sanat ve Sanayi Festivali kapsamında,‘Kentleşme Sanayi ve Edebiyat’ konu başlıklı konferansa konuşmacı olarak Alper Akçam ve Vecdi Çıracıoğlu ile birlikte Latife Tekin de katıldı. Konferans, açık havada belediyenin önünde kurulan bir plaformda yapıldı. Konuşmasında hükümetin enerji politikasını ve nükleer santral kurulmasını eleştiren Latife Tekin, şunları söyledi. 'Bu ülkede nükleer santrala ihtiyaç yok' “Türkiye son derece kritik bir dönemden geçiyor. Ülkemiz satılmış. Bir ülkemiz var mı, yok mu belli değil. Kadınlarımız kapatılmış. Şimdi böyle bir durumda Karabük’e geldim. Türkiye’de her yere gittim ben. Türkiye’de ne yaşandığını televizyonlardan öğrenemiyoruz. Ben buraya geldim ve Karabük’te ne olduğunu yürüdüğüm anda gördüm. Burada kadınlara ne yapıldığını gördüm. Burada kim ne yapmış her şeyi gördüm. Irmağınızı gördüm, ırmağınız çok kirli. Gidip o ırmağı temizlemeniz lazım. Kızılırmak’ın suyunu ne yaptılar, Ankara’ya taşıdılar. Büyük kentler ihtilaf oluşturdular. Kızılırmak’ın suyunu çaldı Ankaralılar. Kızılırmak’ın suyunu Ankaralılar içiyor. Ne olacak sonra o bölgede.
|
|
Son Güncelleme ( Monday, 30 June 2008 21:15 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 > 9 |